25 Temmuz 2013 Perşembe

Gribe Yakalanmadan Bağışıklığınızı Güçlendirin

Gribe yakalanmadan, bağışıklık sistemimizi güçlendirelim ki, vücudumuz mikroplarla daha güçlü savaşabilsin.Tüketebilceğimiz bir çok besin bağışıklık sistemimizi güçlendirir bizi hastalıklara karşı korur ve enfeksiyonlara karşı vücudumuzu daha dirençli kılar.işte o mucizevi gıdalar;



 

SOĞAN: Çiğ olarak tüketildiğinde bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

 

YER ELMASI: Bu sebzenin pişirilerek veya çiğ olarak tüketilmesi gerekiyor. Bağırsaklardaki faydalı bakterileri besleyerek bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

 

KARABİBER: Kırmızı, siyah ve yeşil renkli çeşitler aynı ağaçtan farklı zamanlarda toplanan ürünleri temsil ediyor. İçeriklerindeki aktif maddelerin miktarları farklı olduğu açısından, bunların karıştırılarak tüketilmesi gerekiyor.

 

KEFİR: Kafkas halklarının uzun yaşam sırrı olan bu içeceğin hücre deneylerinde de olumlu sonuçlar verdiği belirtiliyor. Kanada’daki Macdonald McGill Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, kefirin meme kanseri hücrelerinin üremesini engellediği, Kanada Moncton Üniversitesi’nde yapılan bir hayvan deneyinde ise kanserli dokudaki bağışıklık moleküllerini artırdığının ortaya çıktığı belirtiliyor.

 

ARI POLENİ: Her sabah aç karna 1 tatlı kaşığı arı poleni yutmak bağışıklık sistemini güçlü tutuyor. Arı poleni içerdiği yüksek doz B grubu vitaminlerinin yanında, hormon ve enzim yönünden de önemli.

Yemek Tabağı Süslemeleri

Çocukların çok sevdiği tüketmek yerken daha da keyif aldığı tabak süslemelerini beğenmeyen yoktur. Sadece çocuklarınıza değil gelen misafirlerinize, özel günlerinizde, eşinize, arkadaşlarınıza ikram edeceğiniz bu mucizevi süslemeler ile onların kalbini bir kez daha kazanabilirsiniz. Her evde olan pratik malzemelerle azıcık yaratıcılık katarak zahmetsizce hazırlayacağınız tabak süslemelerine bir çok örnekler ekledik. Mutlaka deneyin herkesin çok hoşuna gidecek !






16 Temmuz 2013 Salı

ATIŞTIRMAKLA BAŞA ÇIKMANIN YOLLARI

atıştırmalıklar
Düzenli biçimde kilo kaybetmek istiyorsanız, canınızın her çektiğine aldanmamalısınız. Kendinizi sağlıklı
beslenme üzerine eğitebilirsiniz. Sadece birkaç gün uygulanan diyetin bile faydasını hemen fark edeceksiniz!Atıştırmak, aklınızı çelen küçük bir şeytan gibi ve diyet yapmak üstünüzdeki baskıyı daha da artırıyor: International Journal of Obesity’ye göre, kadınların yüzde 91’i diyet yapmadıkları zaman çeşitli gıdalar atıştırıyor; kalori miktarını kısıtlamaya çalışan kadınlarda ise bu durum yüzde 94’e çıkıyor. Ancak canınızın çektiği her şeyi tüketmeye kalkarsanız kısa zamanda dolabınızdaki hiçbir kıyafete giremediğinizi görürsünüz.Oysa bu sağlıksız düşmanları beyninizden ve dünyanızdan söküp atabilirsiniz! Canınınızın devamlı atıştırmak istemesi kan şekeriyle alakalıdır. Eğer kan şekeri oranınız gün boyunca sabitse, beslenme alışkanlıklarınız da buna bağlı olarak sabit kalacaktır. Kendinizi saatlerce aç bırakırsanız canınız mutlak suretle bir şeyler çekecektir. Uzmanlar, dört saat aç kalan birinin kan şekerinin hızla düşeceğini belirtiyor. Böyle durumlarda buzdolabını talan edip karnınızı doyuracak karbonhidratlı gıda arayışına girersiniz. Ancak, kan şekeriniz yükselince, pankreas daha çok insülin üretmeye başlar. Kan şekerinizin tekrar düşmesine yol açan bu hormon, yeniden ve daha şiddetle atıştırmanıza sebep olur. Eğer pankreas gereğinden fazla insülin salgılarsa, kan şekeri azami derecede düşer. Şeker ve nişastalı yemekler arzulayan bünye, hemen tüketmek arayışına girişir. Birazcık karbonhidrat tüketince de daha fazlasını istemeden duramazsınız…Peki, dolaptaki çikolatadan ve geçen gece aldığınız bir kutu baklavadan uzak durmak açısından ne yapmalısınız? Önerilen yedi metotla yerli yersiz atıştırmalarınızın büyük bir kısmıyla başa çıkabilirsiniz.1) Kararlı olun!Diyetlerin başarısız olmasının en büyük sebebi, amaçladığımız gayelerin aldatıcı derecede zor olmasından kaynaklanır: Gelecek altı ay boyunca ne yiyip ne içtiğinize dikkat etmeye kararlıysanız, arada bir kaçamak yapıp bol köpüklü bir karamel latte içmek ufacık bir kabahat gibi görünebilir. Bunu önleyebilmek açısından diyetinize sadık kalacağınızdan yüzde 100 emin olduğunuz bir zaman dilimi belirleyin. Bu yalnızca birkaç gün bile olsa faydasını göreceksiniz. Uzmanlar, amacınıza ulaştığınızda tekrardan başlamanızı öneriyor. Başardığınızı gördüğünüzde, sağlıklı beslenmenin sizi daha iyi hissettirdiğini anlayacak ve diyete devam etmek isteyeceksiniz.2) Anlamlı bir motivasyon sebebiniz olmalı! Diyet yapmanızın başlıca sebebi daha düzgün ve baştan çıkarıcı bir fiziğe sahip olmaksa, uzun süre devam etmeyeceksiniz demektir. Uzmanlar, başka yollarla motive olmamız gerektiğini söylüyor. Migren, kalp yanması, akne, aft, uyku düzensizliği gibi bedeninizin karşılaştığı tüm rahatsızlıkları, vücut ölçü ve ağırlığını bir günlüğe kaydedin. Yaptığınız diyetin, yaşam kalitesi ve sağlığınız açısından neler getirdiğini fark edince, daha fazla motive olacaksınız.3) Kabahat işleyince ümitsizliğe kapılmayın! Yapılan bir hata her şeyi baştan almanızı gerektirmez.  Beslenme uzmanları, yaptığınız hatayı unutup yola devam etmenizi öneriyor. Bir hatayla kendinizi sınıfta kalmış bir çocuk gibi hissetmenize gerek yok. Bunun yerine basit bir yöntem uygulayabilirsiniz: Yaptığınız her hatayı beş sağlıklı öğün ve fasıla öğünle izleyebilirsiniz. Böylece sağlıklı beslenmeyi yüzde 80 oranında garantilemiş olursunuz.4) Yataktan çıkar çıkmaz mutfağa koşun! Bu tavsiyeyi daha evvel çok duymuş olmalısınız. Altı ya da sekiz saatlik bir uykudan sonra kahvaltıyı atlarsanız, işyerine vardığınızda kan şekeriniz epey düşmüş olur. Böylece elinize şekerli, nişastalı bir şeyler geçirmeye ve karnınızı doyurmaya bakarsınız. Hâlbuki kek, kurabiye, aromalı kahve gibi ulaşılabilir gıdalar yüksek dozda şeker ve karbonhidrat yüklü olur.5) Buzdolabınızı yeniden düzenleyin! Kim bilir kaç gece yarısı, bir şeyler tüketmek isteyip ama ne yiyeceğinizi bilemeden buzdolabının önünde aldınız soluğu… Arzu nesnesi ulaşılabilir olunca karşı koyması da bir o kadar güç olur. Size tavsiyemiz, sizi baştan çıkaran o leziz nesneleri hayatınızdan çıkarın: Gofret, cips ve şekerlemeleri çöpe atın veya bir arkadaşınıza verin. Abur cubur dolabınız varsa ondan kurtulun. Dolapları kuruyemiş, peynir, meyve, sebze, ton balığı, somon, tavuk gibi yiyeceklerle doldurun. Aynı operasyonu işyerinde de gerçekleştirin.6) Biyo-kimyager gibi düşünün! Organik esmer şekerle yapılan kurabiyeler yoga hocanızın yediklerini andırıyor olabilir. Ancak bu tür yemekler abur cubur sınıfına giriyor, organik marketlerde satılan kek ve krakerler de öyle! Bal gibi natürel tatlandırıcılar da aynen ak şeker gibi kan şekerinizi yükseltir. Canınız kurabiye çekiyorsa, sağlıklı beslenme kurallarını ihlal ettiğinizi kabul etmelisiniz. Kurabiyelerinizi afiyetle yedikten hemen sonra rejime geri dönün ve kendinizi kandırmayın!7) Açlıktan istifade etmeye çalışan dolandırıcılara kanmayın! Daha bir saat evvel yemiş olmanıza rağmen canınız hâlâ tatlı bir şeyler mi çekiyor? Şöyle büyükçe, nar gibi kızarmış bir biftek düşünün. Uzmanlar, karnınız gerçekten acıktıysa bifteğe hayır diyemeyeceğinizi söylüyor. Eğer biftek fikri hoşunuza gitmiyorsa, bilin ki beyniniz size oyun oynuyor. Bulunduğunuz lokasyonu ve pozisyonu hemen değiştirmelisiniz. Çalışma masanızdan kalkıp kanepeye geçin ya da başka bir işe konsantre olun.Atıştırmalar Hakkında Bilmeniz Gerekenler1) Sakız çiğnemek atıştırmayı azaltır.Doğru 2007’de Obesity Society toplantısında açıklanan bir rapora göre, öğle yemeğinden sonra bir, iki ve üç saat aralıklarla sakız çiğnemek, yeme arzusunun önüne geçiyor.2) Vücudunuz belli besin maddelerine ihtiyaç duyunca, canınız bir şeyler çeker.Yanlış Böyle düşünürseniz kendinizi kandırırsınız. En çok arzulanan yemekler hakkında inceleme yapan araştırmacılar, henüz bu kanıyı doğrulayacak herhangi bir veri bulamadı.3) Diyet uygulamakta başarılı, azimli ve iradeli insanların canı asla bir şey çekmez!Yanlış Yapılan bir araştırmaya göre, arada sırada yeme içme arzusuna yenik düşen ve sonra yoluna devam edenler, kilo kaybı konusunda daha başarılı ve istikrarlı oluyor.4) Her gün aynı gıdaları tüketirseniz, canınız sürekli bir şeyler çeker.Kesinlikle Doğru Her gün aynı gıdalarla beslenmek baskıyı artırarak atıştırmanıza sebep oluyor.5) İnsanların çoğu çikolata açısından deli olur.Doğru Journal of American Dietetic Association’a göre, çikolatanın biyolojik olarak bağımlılık yaratan bir gıda olup olmadığı kanıtlanmamış olsa da, en arzulanan yiyecek olduğu kesin.6) Canınız bir şey çekiyorsa, dikkatinizi başka yöne vermelisiniz.Yanlış Başka bir şeye bakmanız ya da koklamanız daha etkili olur. Yapılan bir araştırmaya göre, görsel ve duyusal etkenler daha fazla işe yarıyor.7) Kadınlar daha fazla atıştırır.Doğru Özellikle de konu abur cubur olunca. Illinois Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, kadınların kurabiye, şekerleme gibi tatlı yiyeceklere, erkeklere göre daha meraklı olduğu ortaya çıktı.

ZAYIFLAMAYA YARDIMCI BESİN TAKVİYELERİ

yağ yakmaYağların vücuttan atılmasını kolaylaştıran, iştah kontrolü sağlayan ve zor diyetlerde enerji veren besin
takviyelerini kullanırken doktor ya da eczacınızın önerilerine kulak vermeyi ihmal etmeyin.Zayıflama programlarının kişiye özgü planlanması gerektiği gibi, zayıflama ilaçlarının da doktorlar ve eczacılar tarafından önerilmesi gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü, diyet ve egzersiz programı tedavisine yanıt vermeyen kişilerin doktor, diyetisyen ve eczacı kontrolünde zayıflama ilacı kullanmalarını öneriyor. İlaçlara yanıt vermeyen vakalar ise cerrahi müdahaleyi gerekli kılıyor. Zayıflama ilaçlarının bir bölümü vücutta besin emilimini azaltırken, bir başka bölümü de iştah mekanizmalarını bastırarak etkinlik sağlıyor.Orlistat: Diyet, egzersiz ve kilo kontrolü tedavilerini içeren bir programın tamamlayıcı bir parçası olup, besinlerden bağırsağa ulaşan yağların vücuttan hızla atılmasını sağlıyor. Böylece yediğimiz gıdalardaki trigliseridler emilime uygun yağ asitlerine dönüşmüyor. Emilim engellenmiş ve yağların atılımı yaklaşık % 30 artmış oluyor.Psilyum: Lifli besinleri yerken bol su içmek sindirim sistemini hızlandırıyor. Suyla temas edince, çözünebilir lifler sünger gibi emici hale gelip yumuşuyor ve normal hacminin birkaç katı hacme ulaşıyor. Psilyum, çözünebilir lifleri bol ölçüde içermesinden dolayı yumuşak ve nazik bir fırça görevi görüyor. Kalın bağırsağın kıvrım ve oyuklarına sıkışmış olan artık maddeleri parçalıyor ve yüzeyinde kaygan bir film tabakası oluşturuyor. Böylece atık maddelerin hareketini ve atılmasını kolaylaştırıyor.Mate: Tüm dünyada obezite tedavisinde kullanan Mate, metabolizmayı hızlandırıp enerji veriyor. Vücuttaki yağ parçalayıcı enzimleri aktive ederek kilo kaybetmeyi kolaylaştıran bu besin, aşırı iştahı engelleyen özelliğiyle de diyet yapanlar açısından ideal.Guarana: Yağ yakımını hızlandıran, yağların parçalanmasını ve vücuttan atılmasını sağlayan bu besin, kafein benzeri etkisiyle sinir sistemini uyararak metabolizmayı hızlandırıyor. Ayrıca enerjik ve aktif hissettirerek iştah duygusunu bastırıyor. Ananas: Ananas sapı, içeriğinde bol ölçüde olan proteolitik bir enzim olan bromelain sayesinde, yağ hücrelerinin etrafını saran deforme olmuş kolajen dokuyu parçalıyor ve yağların açığa çıkmasına yardımcı oluyor. Selülit oluşumunu engelleyen ve bölgesel ödemi azaltan özelliğini de unutmamak gerek.İnositol: Kolesterolü düşürmenin yanı sıra karaciğer rahatsızlıklarının önlenmesinde ve yağların karaciğerden atılmasında görev yapan inositol; sinir iletimi ve beyin fonksiyonlarının işlevselliği açısından de gerekli.Krom: Krom takviyesi hem yağ kitlesinde azalma hem de kan şekerindeki ani dalgalanmaları önleyip, iştah kontrolünü sağlıyor. Sporcu beslenmesinde tercih ediliyor.CLA (Konjüge Linoleik Asit): Kilo kaybından sonra kilonun tekrar geri alımını engelliyor. Araştırmalar ayrıca CLA’nın depolanmış yağların kaslarda enerji kaynağı olarak kullanılmasına ve vücuttaki yağ miktarının azaltılmasına destek sağladığını gösteriyor.Yeşil çay: Doğkırmızı yeşil çay, ekstresindeki EGCG’nin (Epigallokateşin Gallat) vücutta metabolizma hızlandırıcı etkisiyle kalori yakımını hızlandırıyor. İçeriğindeki kafeinin uyarıcı ve diüretik etkileri olduğu da biliniyor. Sonuç olarak, kalorisi düşük diyetler sonucunda oluşan vitamin-mineral eksikliği kilo kontrolüne destek veren formülasyonlarla giderilebilir. Günlük olarak alınan yağ, protein ve karbonhidratların günün tüm öğünlerine eşit olarak bölünmesine, rutin egzersiz ve ilaç tedavisinin sıkı takibine ve porsiyonlara dikkat etmekte fayda var. Ayrıca doktor, eczacı, beslenme uzmanı veya bir diyetisyenin hazırlayacağı beslenme programıyla sağlıklı bir zayıflama programı uygulanabilir.

ZAYIFLAMA STRATEJİLERİ

zayıflamaDoğru zayıflama stratejilerini kullanarak kısa zamanda incelebilir ve kaslarınızı biçimlendirebilirsiniz. Bu
egzersiz programı ve sağlıklı bir beslenme planı ile üç haftada yedi kilo kaybedebilirsiniz. Metabolizmanızı hızlandırıp maksimum kalori yakmak istiyorsanız uzmanlar tarafından tasarlanan programı uygulamaya hemen başlayın.Birinci HaftaVücudunuzu hazırlayın Metabolizmanızın hızlanması açısından kasları çalıştırmak çok önemli. Kas kütlesi kalori yakmayı sağlar. Haftanın dört günü ağırlık çalışabilir, ardından da 35–40 dakikalık kardiyo seansına devam edebilirsiniz.Kaslarınızı geliştirin Daha ağır dambıllarla çalışıp daha az tekrar yapın. Bu durum kuvvet kullanıp kas dayanıklılığını artırmayı kolaylaştırır. Ağırlık çalışmasını haftada 2 gün arka arkaya yapmanın önemi de büyük; sıkı çalışan kaslar daha hızlı biçimlenecektir.Enerji depolayın Araştırmalar insülin seviyesinin normalin üstünde egzersizler esnasında düştüğünü gösteriyor. Düşen insülin seviyesi, vücut stres hormonu olarak bilinen kortizol üretir. Kas liflerini eriten kortizol ise karında yağ birikmesine yol açar. İnsülin seviyesini dengelemek açısından egzersiz esnasında sporcu içeceklerinden faydalanabilirsiniz.Dinlenme seansından faydalanın Egzersiz sırasında hızlanan metabolizma, çalışmaya dinlenirken de devam ediyor. Öyle ki, karbonhidratlı gıdalarla glikojen takviyesi yaparak protein sayesinde kasların yeniden yapılanmasını sağlayabilirsiniz. Egzersizlerin ardından ilk üç saatte günlük kalori ihtiyacının üçte birini tüketebileceğinizi unutmayın.Besin maddelerini karıştırın Beslenme uzmanları, protein, karbonhidrat ve yağları sağlıklı olarak yemeniz gerektiğini söylüyor. Besin maddelerinden yalnızca birini tüketirseniz yakın zamanda tekrar acıkabilirsiniz. Besin maddelerini karıştırdığınızda, uzun süre iştah hissetmezsiniz.İkinci HaftaMetabolizmanızı hızlandırın Artık kaslarınızı biraz geliştirdiğinize göre, daha normalin üstünde çalışıp metabolizmanızı iyice hızlandırabilirsiniz. Aralıklı çalışma yaparak kardiyo çalışmasını daha verimli hale getirebilir, daha çok kalori yakabilirsiniz.Bol su açısından Günde iki üç litre su tüketerek metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz. Uzmanlar terlemeyle meydana gelen su kaybının metabolizmayı yüzde iki kadar yavaşlattığını söylüyor. Bu da günde 30 yakılmamış kalori anlamına geliyor. Su içerek egzersiz yapma isteğini artırabilir ve bu biçimde kilo kaybetmenı hızlandırabilirsiniz.Durun ve koşun Yarım saat boyunca hiç durmadan koşmak yerine fasıla vererek koşmak daha faydalı. Egzersiz yoğunluğunda yapacağınız hız değişiklikleri metabolizmanızı hızlandırırken, dinlenme aralıkları daha sıkı çalışmanızı sağlar.Proteinle beslenin Metabolizmanızı hızlandırmak açısından protein alımını artırmak gerekiyor. Uzmanlar geçici bir süreliğine beslenme düzenine 30 gr protein ilave etmeyi öneriyor. Protein ağırlıklı beslenme, vücudu daha çok çalıştırıp kalori harcamasını artırır. 15 gr süzme peynir, 11 gr az yağlı yoğurt, 8 gr az yağlı süt ve 22 gr ton balığından oluşan protein takviyesiyle daha hızlı kilo kaybedebilirsiniz.Düzenli uykuyu ihmal etmeyin Her gece en az altı saat uyuyarak sağlıklı bir bedene sahip olabilirsiniz. Uzmanlar bedenimize besin, oksijen ve vitaminler kadar gerekli olan düzenli uykunun, vücut kaslarını dengeleyen büyüme hormonunu salgıladığına dikkat çekiyor.Üçüncü HaftaEgzersizleri artırın Üç hafta içinde en fazla kalori yakacağınız günler geldi. İlk iki hafta boyunca güçlenen kaslar, bu dönemde ağır kardiyo egzersizlerine hazır hale gelmiş oluyor.Konuşmamayı deneyin Egzersiz uzmanları metabolizmayı hızlandırmak açısından konuşamayacağınız bir hıza çıkmanızı öneriyor. İki dakika boyunca hızınızı artırın ve konuşamayacak duruma gelin. Sonraki iki dakika ise hızınızı yavaşlatın.Egzersiz Ağrılarınızı Hafifletin Yoğun bir egzersiz programı süresince kaslarınızda acı, sertlik ve yorgunluk hissedebilirsiniz. İncinmeleri önlemek ve acısız egzersiz yapmak açısından önerilerimize kulak verin. Esneme hareketleriyle kaslarınızı rahatlatın ve vücudunuzu spora hazırlayın. Yere sırtüstü uzanın, sağ dizinizi göğsünüze doğru çekin ve sola doğru uzatın. Sağ kolunuzu yana doğru açarken sağ omzunuzdan arkaya doğru bakın. Yoğun egzersiz sonrasında kas ağrılarını engelleyecek kas sulandırıcı ve gevşetici kullanın. Epsom tuzu ya da 250 ml deniz tuzu veya 500 ml kabartma tozu karışımı eklenmiş küvete uzanın. Kasları rahatlatan tuz aynı zamanda toksik maddelerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır. Soğuk suyla duş alıp yanmaları azaltın. Ayrıca duş alırken sıcak ve soğuk su değişimi yaparak kendi kendinize hidroterapi uygulayabilirsiniz. Böylece kan dolaşımını artırmış olursunuz. Kaslarınızı masajla rahatlatın. Masaj, kas liflerini yumuşatıp ağrıları hafifletir

DİYET VE CİLT HASTALIKLARI

diyet ve cilt hastalıklarıBeslenmenin cilt hastalıklarında önemli olduğu bilinmekle birlikte bazen yanlış veya abartılı yorumlar gereksiz
diyetlere, beslenme bozukluklarına yol açabiliyor. Nadir görülen bazı cilt hastalıkları, direkt doğruya bazı besin gruplarının alınmasıyla ortaya çıkabiliyorDİYETLE DOĞRUDAN İLİŞKİSİ BİLİNEN HASTALIKLAR:• Dermatitis Herpetiformis: Nadir görülen bu cilt hastalığı vücutta, kol ve bacaklarda içi su dolu kabartılarla ortaya çıkıyor. Deri belirtilerinin yanı sıra bağırsaklarla ilgili şikâyetler de bulunuyor ve ishal, karın ağrısı görülebiliyor. Bu hastalıkta gluten içeren besinler yasaklandığı zaman hastanın iyileşmesi kolaylaşıyor. Buğday ve bazı tahıllar, bunlarla yapılan ekmek, makarna, iyot içeren balık ve iyotlu tuzlar yenilmemelidir.• Gerçek besin alerjileri: Çocuklarda daha sık olmak üzere bazı alerjik deri döküntülerinin sebebi inek sütü, yumurta, balık, fıstık gibi besinler olabilir. Alerjik hastalıkların besinlere bağlı olup olmadığı doktor muayenesi ve bazı testler yapılarak anlaşılabiliyor. Annenin yediği besinlerin süte geçmesiyle yalnızca anne sütü alan bebekte dahi alerjik deri döküntüleri kaşıntı nedeni olabiliyor.DİYETLE KISMEN İLİŞKİLİ OLABİLECEK CİLT HASTALIKLARI:• Atopik Dermatit: Bebekler, çocuklar ve yetişkinlerde görülebilen, ailesel yatkınlığın rol oynadığı egzamalardır. Bebeklerde; yanaklarda kuruluk, allık, pullanma şeklinde görülüyor. Daha sonraki yaşlarda ise dirseklerin iç yüzü, diz kapaklarının arkasında ve bazen vücudun çeşitli yerlerinde kırmızı, üzerinde kepeklenme olan belirtiler meydana geliyor ve şiddetli kaşıntı görülüyor. Stres başta olmak üzere birçok faktör bu hastalıkta artışa sebep oluyor. Atopik dermatitli hastalarda inek sütü, yumurta, balık, fıstık, içinde besin boyaları olan hazır besinler, içecekler, nikel içeren besinler alerjiyi artırabiliyor.• Akne: Ergenlik sivilceleri (akne) ile beslenme arasındaki ilişki doktorlar arasında daima tartışma konusu olmuştur. Bazı hekimler aknede diyet önerirken bazıları da diyet ile akne arasında ilişki olmadığını söylüyor. Son yıllarda kabul edilen en taze tıbbi görüş, aknede bazı yiyeceklerin kısıtlanmasının iyileşmeye yardımcı olduğu şeklindedir. Akneli hastalar tıbbi tedavinin yanı sıra yağlı yiyeceklerden, aşırı karbonhidrat tüketiminden ve sigaradan uzak durmalı.• Psoriazis (Sedef) Hastalığı: Çok sık görülen bu cilt hastalığında diz, dirsek ve saç diplerinde kırmızı, üzerinde kuru, ak kepekler görülüyor. Sedef  hastalarında fazla kilo, sigara ve alkol tüketimi hastalığı kötü etkiliyor. Düşük kalorili diyetlerle beslenme, sigara ve alkolden uzak kalmak tedavinin başarılı olması açısından önemlidir.• Rozasea (Gülleme): Orta yaşlı kadın ve erkeklerde yüzde, burun üzerinde, kızarma, iltihaplı sivilceler veya iltihapsız kırmızı kabartılar, kılcal damar genişlemeleri ile ortaya çıkıyor. Bu hastalıkta çay, kahve, sıcak içecekler, sigara, alkol ve baharatlı yemekler yüzdeki belirtileri artırıyor.• Aftlar: Ağızda ağrılı ak yaralardır. Kalıtımsal yatkınlık, stres ve genel direnç azalmasının yanı sıra bazı yemekler aftları artırabiliyor. Domates, bazı ekşi meyveler, ceviz, incir, peynir gibi besinler, besin maddeleri içindeki boyalar ve koruyucu maddelerle; aftların ilişkisi incelenmelidir.• Saç dökülmeleri: Kandaki bazı maddelerin eksikliği; saçlarda kuruluk, cansızlık ve dökülmeye sebebiyet olabilir. Demir, çinko, biotin ve gerekli protein alınmaması saç dökülmesi nedenidir. Yeterli ölçüde kırmızı et, yeşil yapraklı sebzelerin bol tüketimi, mercimek ve diğer bakliyat türlerini içeren uygun bir beslenme tıbbi tedaviyi destekliyor.Doğru ve sağlıklı beslenmenin yanı sıra hastalığa olumsuz etki yapan besinlerden, sigara ve alkolden uzak durmak, katkılı yemekler yerine doğkırmızı besinler tüketmek cilt sağlığı açısından büyük önem taşıyor.

DİYET REHBERİ

bölgesel zayıflamaYazın bu günlerinde fit olmak ve ince görünmek, her zamankinden fazla önem taşıyor. Sağlığınızdan ödün
vermeden diyet yapmak istiyorsanız, önerilerimize kulak verinPOPÜLER BEŞ DİYET 1.ATKINS DİYETİ ABD ‘ li kardiyolog Robert Atkins tarafından geliştirilen bu diyet, vücuttaki insülin oranının ani yükseliş ve düşüşlerini engelleme prensibine dayanıyor. Bu diyette, rafine karbonhidratlar, insülin seviyesinin hızla yükselip düşmesine ve kişinin daha çok yeme isteği duymasına sebebiyet olduğu açısından tercih edilmiyor. Karbonhidratlar yerine, kişinin daha fazla protein alması teşvik ediliyor. Ancak, bir yıl kadar uzun bir süre karbonhidrattan uzak bir beslenme anlayışı benimsemesi, diyetin uygulanabilirliğini zorlaştırıyor.2.DUKAN DİYETİ Fransız beslenme uzmanı Pierre Dukan tarafından hazırlanan, Fransızları zayıflatan diyet olarak da adlandırılan Dukan diyeti; proteine doymanızı sağlıyor. Diyetin ilk beş gününde; yumurta, kırmızı ve ak et, süt ve süt ürünleri, balık gibi proteinlerle beslenmeniz gerekiyor. Beş günlük aşamanın ardından, proteinlere ek olarak, çiğ ya da pişmiş sebze tüketebiliyorsunuz, ideal kilonuza ulaşana kadar, karbonhidrat yönünden zengin nişastalı yiyeceklerden sık tüketmemeniz gerekiyor.3. ALAN DİYETİ Beslenme düzeninde; % 40 karbonhidrat, % 30 yağ, % 30 protein tüketimi prensibine dayanan Alan diyeti, karbonhidrat ihtiyacının meyvelerden ve lif bakımından zengin sebzelerden karşılanmasını öneriyor. Alan diyeti; diğer diyetlerden bunun yerine, alınan kalori miktarının azaltılmasını değil, yiyeceklerin günlük öğünlere doğru biçimde paylaştırılmasını öneriyor.4.SOUTH BEACHSon dönemlerin en popüler diyetlerinden olan South Beach diyetinde, kandaki şeker oranının düşük tutulması açısından, karbonhidrat tüketimine dikkat edilmesi gerektiği savunuluyor. Yağa tamamen karşı olmayan bu diyet, çok az yağ tüketimi yerine, vücutla dost olan iyi yağların tüketilmesine dikkat çekiyor.5. AKDENİZ DİYETİ Bu diyette, Güney İtalya ve Girit adasındaki beslenme alışkanlıkları esas alınıyor. Taze sebze ve meyve, tahıl, peynir, yoğurt, et olarak balık, zeytinyağı ve makul oranda şarap tüketimine dayanan bu diyet, kilo verirken lezzetten de geri kalmak istemeyenleri hedefliyor.DİYET HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLARAç kalınarak diyet yapılırYANLIŞ Diyetin başlangıcında aç kalmak hızlı kilo kaybetmenize sebebiyet olsa da, bir süre sonra metabolizmanız yavaşlayacağından, eskisi kadar kilo verememeye başlarsınız. Aç kalmak yerine, programınıza uygun olarak beslenmelisiniz.Tek tip beslenmek, zayıflamayı kolaylaştırır .YANLIŞ Tek tip beslendiğiniz takdirde, ilk başta kolayca kilo verirsiniz; lakin, vücutta oluşacak mineral ve vitamin eksiklikleri, sağlığınızı kaybetmenize sebebiyet olur.Günde iki öğün tüketmek yeterlidir.YANLIŞ Zira az tüketmek, metabolizmanızın daha yavaş çalışmasına ve kendinizi çok yorgun hissetmenize sebebiyet olur.Çok su içmek zayıflatır .YANLIŞ Diyet ya da egzersiz yapmayıp yalnızca çok su içmenin zayıflatıcı etkisi yoktur. Ancak, günde en az 1.5 lt su içilmesi, vücutta biriken toksinlerin atılmasını kolaylaştıracaktır .” Hamam , sauna gibi sıcak ortamlarda kalmak , zayıflamaya yardımcı olur .YANLIŞ  Bu gibi sıcak ortamlarda, terlemeyle kaybedilen ter değil, sudur. Sıcak ortamlar; toksinlerden arınmanızı, kaslarınızın gevşemesini sağlar lakin zayıflamanızı sağlamaz.DİYETİNİZİ NASIL SEÇMELİSİNİZ ? Kilo sorununuz karın bölgenize yapışan minik bir göbekten fazlasıysa, herhangi bir diyete başlamadan önce, mutlak suretle bir beslenme uzmanına görünün. Zira beslenme uzmanı, birtakım test ve tahliller sonucunda, fazla kilonuzun nedenleri hakkında bilimsel açıklamalar yapacak ve doğru bir beslenme programı oluşturmanızı sağlayacaktır.Fiziksel yapınıza ve yaşam tarzınıza göre ne tarz bir diyete başlayacağınıza karar verebilirsiniz. Kimi diyetler aldığınız kalorileri kontrol etmeye odaklanırken kimileri de lakin egzersizle birlikte uygulandığında istenen sonucu verir. Diyet yapmanın da bir bütçesi var. Kısıtlı bir tüketmek bütçeniz varsa, her gün pahalı deniz ürünleriyle beslenmenizi şart koşan programları uygulayamazsınız. Dolayısıyla, hem midenize hem de kesenize uygun bir diyet programı seçmenizde fayda var.Nasıl bir diyete başlarsanız başlayın, diyet yapmaya karar verdiğiniz anda, önce buzdolabınızı temizleyin. Zira dolabınız cips ve çikolatalarla dolu olduğu takdirde, diyet yapmanın bir anlamı kalmayacaktır.İŞTAHINIZI DİZGİNLEMENİN YOLLARI Su İçin Gün içinde acıktığınızı hissediyor, midenizdeki guruldamalarla baş etmek istiyorsanız; kendinizi aç hissettiğiniz anda su tüketin. Ani iştah krizleri açısından, çantanızda, az ölçüde; fındık, badem ya da ceviz bulundurabilirsiniz.Yavaş Yiyin Hızlı yediğiniz takdirde, hem yemeğiniz çabuk bitecek hem de zihninize tokluk sinyali daha geç gidecektir.TV Karşısında Yemek Yemeyin Aklınız izlediğiniz programda olduğu açısından ne yediklerinizden bir şey anlarsınız ne de karnınız doyar.Tatlandırılmış, işlenmiş, karbonhidrat oranı yüksek yemekleri tüketmediğiniz takdirde; iştahınızı dizginlemeniz daha kolay olacaktır.En az, günde üç kere dişlerinizi fırçalayın, özellikle, öğünlerin ardından fırçalamak, nefesinizi taze tutmasının yanı sıra tüketmek yemeyi sona erdirdiğinize dair zihne mesaj yollamanızı da sağlar.DİYETDOSTU BESİNLERBrokoli, Marul, Yoğurt, Su, Kuru BaklagillerNASIL ALIŞVERİŞ YAPMALISINIZ ? • Ne tarz bir diyet uygularsanız uygulayın, asla açken süpermarketlere uğramayın. Zira bu, irade gösterememenize ve uzak durmanız gereken yemekleri satın almanıza sebebiyet olabilir.• Gelişigüzel alışveriş yapmak yerine, haftalık diyet listenizde yemeniz gereken yemekleri satın alın. Alışverişten önce bir liste yaparak, ihtiyacınız olan besinleri belirleyebilirsiniz.• Etiketleri okumayı öğrenin. Ürünlerin ambalajlarında olan bu etiketlerde, söz konusu ürünün; besin, yağ, kalori bilgilerine rastlayabilir, programınıza en uygun olan besinleri seçebilirsiniz.• Porsiyonlar ve yapacağınız yemeklerin tadı tuzu konusunda kafa karışıklığınız varsa; dondurulmuş,  ”light” ve tüketmeye hazır yiyeceklerle işe başlayabilirsiniz. Bu yemekler sayesinde, ideal bir diyet yemeğinin boyut ve tat bilgileri hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.• Reyonlar arasında gelişigüzel gezmek yerine, yalnızca satın alacağınız ürünlerin bulunduğu reyonda zaman geçirin, örneğin, diyete başladığınız bir dönemde, unlu mamüller ve ekmek reyonlarında fazla takılmamalısınız.• İradenizin zorlanacağı son bölüm kasadır. Zira kasada beklerken, gözünüze çarpacak; çikolata, şekerleme, dondurma gibi abur cuburlara kayıtsız kalmanız bir hayli zor olacaktır. Bu bölüme geldiğinizde, nefsinize hâkim olmaya gayret edin.

 
fx15 rephair formoline epila tüy dökücü indir diyet zayıflama